Eylül ayı yazın sona erip, sonbaharın başladığı aydır. 23 Eylül gece saat TSİ 00:19’da güneş gün-tün eşitliği noktasından geçecek. Bu noktadan sonra geceler gündüzlerden daha uzun olmaya başlayacak.
Eylül ayına Yedinci Ay da denir. İngilizcedeki September sözcüğü de Latincede yedinci ve ay sözcüklerinden kaynaklanır. Bunun elbette bir nedeni var. Eski Romalılar takvimlerini Mart ayında başlatırlardı. Mart gelince yollar açılır, ordular sefere çıkabilir hale gelirlerdi. Yeni bir savaş yılı doğal olarak savaş tanrısı Mart’ın adıyla başlatılmalıydı. Kırmızı gezegen Merih’e de Mart (Mars) adını vermişlerdi. Listemizin daha eski üyeleri hatırlarlar, yakın zamana kadar bizde de mali yıl Mart’ta başlardı.
Mart’tan başlayıp sayıldığında Eylül ayı yedinci ay olur. Oysa bir çok bakımlardan günümüzde savaşı temsil eden ay, Eylül ayıdır.
1 Eylül İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıcının 70’inci yıldönümü. İnsanlık tarihinin kaydettiği en büyük savaş olan İkinci Dünya Savaşı’nda 20 milyon insan telef oldu. 11 Eylül’de günümüze kadar devam eden ve 2 milyona yakın insanın öldüğü savaşların başlangıcının 8’inci yıldönümü sayılmaz mı?
Eylül ayında gökyüzünün efendisi, Ağustos ayında olduğu gibi yine Jüpiter olacak. Dünya şu aylarda tam da Jüpiter’in önünden geçtiği için, Jüpiter gökyüzünün en karanlık bölgelerinde bütün gece deniz feneri gibi parlayacak.
15 yıl önce 16 - 22 Temmuz 1994’de Schumacher-Levy 9 kuyruklu yıldızı çarptığında da böyle uygun bir konumda bulunuyordu Jüpiter. O olay, güneş sisteminde iki gök cisminin çarpışmasının bilinen ilk örneği idi ve çok iyi bir şekilde gözlenip kaydedilebilmişti.
Jüpiter güneş sistemimizin Hoover’i olarak nitelenen en büyük gezegenidir. Kütlesi bütün diğer gezegen-lerin toplam kütlesinden 2,5 kez daha fazladır. Bu nedenle eski Romalılar ona tanrıların babası Jüpiter’in adını vermişlerdir. Jüpiter’in kütlesi, güneşin kütlesinin binde biri kadardır. Hatta öyle ki, kendi küçük ge-zegenler sistemi bile vardır. İşte Schumacher-Levy 9 kuyrukluyıldızı da Jüpiter'in çevresinde dolaşan bir kuyrukluyıldızdı.
Caroline ve Eugene Schumacher ve David Levy 18 Mart 1993 gecesi onu farkettiklerinde SL9 Jüpiter’le daha önceki bir yakın geçişinin sonucu, tespih taneleri gibi dizilmiş 21 parçaya ayrılmıştı bile ve yaptıkları hesaba göre, gelecek sefer Jüpiter’e çarpacaktı. Dünya 16 Temmuz 1994 gecesi soluğunu tutarak bekledi. Sonuç tam anlamıyla göz kamaştırıcıydı.


SL9’un 21 parçasının her biri 1 kilometre ile 5 kilometre çapı arasındaydı. Bunlardan sadece birinin dünyaya çarpması bile felaket olurdu. Neyse ki Jüpiter dev kütlesi ve çekim gücü sayesinde buna benzer gökcisimlerinin bir çoğunu emmekte ve dünyamızı korumaktadır. Denilebilir ki, güneş sistemimizde Jüpiter olmasaydı, dünya üzerinde yasam çoktan sona ermiş olurdu.
Eylül ayında diğer gök cisimlerinin durumu da şöyle:
Ay 4 Eylül günü saat TSİ 19:03’de dolunay durumunda, 12 Eylül sabahı TSİ 05:16’da son dördün ve 18 Eylül akşamı TSİ 21:44’de yeni ay başlayacak. 16 Eylül sabahı saat 11’de ayın dünyadan uzaklığı sadece 364 055 kilometre (ayberi) ve 28 Eylül sabahı saat 7’de 404 335 kilometre (ayöte).
2 Eylül günü Ay Jüpiter ile yakın olacak. Aralarındaki açı geceyarısında sadece 3 derece olacak.

23 Eylül akşamı Ay akrebin yengeçleri arasında Antares ile karşı karşıya bulunacak.

Satürn’ün halkalarına ne oldu?
Bütün yaz boyunca Satürn’ün halkalarının gitgide inceldiğini gözledik. Bunun nedeni, dünyamızın tam hal-ka düzleminden geçmesi, yani tam kenardan onları gözlememizdi. Sonunda 4 Eylül günü, Satürnün hal-kaları tamamen yandan gözlenecek. Ne yazık ki Satürn şu aylarda yörüngesinde güneşin arkasından ge-çiyor. Güneşin parlaklığı Satürn’ün gözlenmesini pratik olarak olanaksızlaştırıyor. 17 Eylül günü Satürn güneşin arkasından geçecek ve bundan sonra Ekim ayında sabah ufkunda gözlenmeye başlayacak.

Bu ay Venüs sabah ufkunda gün doğmadan iki saat önce, Yengeç burcunda doğacak. Ay sonuna doğru ise onu Aslan takımyıldızında göreceğiz.


Merkür de bu ay güneşe yakın açıda yer almasından dolayı, onun parlaklığı arasında kaybolacak.

Uzaylılara Söylemek İstediğiniz Var Mı?
Search for Extra Terrestrial Intelligence (SETI) saygın gökbilimci Seth Shostak’ın başında bulunduğu ve 40 yılı aşkın süredir, dünya dışında var olabilecek uygarlıklardan gelen mesajları araştırmakla uğraşıyor. SETI, insanlar olarak uzaylılara (eğer varlarsa ve eğer temas kurabilirsek) ne gibi bir mesaj vermek iste-diğimiz konusunda bir ağ sitesi açmış bulunmakta. Onlara ne diyebiliriz?
Önerilerinizi http://earthspeaks.seti.org/ adresini ziyaret ederek ekleyebilirsiniz. Bunun yanısıra, uzaydan geliyor olabilecek sinyallerin analizin siz de katkıda bulunabilirsiniz. Berkeley Üniversitesinin SETI@home http://setiathome.ssl.berkeley.edu/ ağ sitesinden indirebileceğiniz bir paketle, radyo sinyallerini analiz eden dünyadaki yüzbinlerce bilgisayarın arasına katılabilirsiniz.
Gökhan Sayram 1976